kurşunkalem

Archive for Nisan 2010|Monthly archive page

Baz-ı Gerçekler -2

In Uncategorized on 13/04/2010 at 08:55

Bir araştırmada ise dalga limitlerinin cep telefonlarına uygulanması durumunda bazı sakıncaların ortadan kalkabileceği belirtiliyor. Ancak piyasadaki telefonların yüzde 70’i güvenlik riskleri düşünülmeden üretilmiş durumda. (26)

Baz istasyonları ile cep telefonlarını karşılaştırırken söylediğim gibi aşağıdaki çizelge de gösteriyor ki bir cep telefonunun yaydığı radyasyon, televizyon/radyo’dan fazla, mikrodalga fırından azdır. Ancak bu çizelgeye eklenecek bir yorum vardır ki o da diğer cihazlar bedenimizden uzaktayken, cep telefonu başımıza sıfır mesafede durmaktadır. Bu durum cep telefonlarındaki tehlikeyi diğerlerinden çok daha farklı bir noktaya getiriyor. (27)

Dünya Sağlık Örgütü cep telefonları için SAR (Spesific Absorbtion Rate – (Özgül Soğurma Olayı) değerini 0.1 Watt/kg. olarak öneriyor, oysa ülkemizdeki cep telefonlarının SAR değerinin 0.1 – 2.267 Watt/kg olarak değiştiğini söylüyor (36)

Cep telefonunun kullanıldığı frekanstaki elekromanyetik alanın P53 geninde hasara yol açtığı 1993 yılında ispatlandı. Aynı frekansta farelerde yapılan deneylerde elektronik alanın beyin lezyonlarına yol açtığı ABD’de ispatlandı. (37)

Cep telefonlarının yaygın görüldüğü Fransa’da son bir yılda beyin tümörü sayısında %31’lik artış görüldü. (38)

Özgül soğurma oranı (SAR, Spesific Absorbtion Rate) vücudun 1 kilogramının sıcaklığını 1 derece yükselten elektromanyetik enerji miktarıdır. Uluslararası Non-iyonizan Radyasyondan Koruma Komisyonu (ICNIRP, International Commission on Non-Ionizin Radiation Protection) SAR  4Watt/kg olarak kabul edilmiştir. Bu değerin onda biri meslekleri gereği eloktromanyetik alana sunuk(maruz) kalanlar için sınır olarak kabul edilmiştir (o.4 Watt/kg). Toplumun sunuk(maruz) kalabileceği sınır için mesleki sunuk kalma düzeyini beşte biri (0.08 Watt/kg) alınmıştır. SAR insan için ölçülmez. Ancak özellikle cep telefonları için önemli bir ölçüttür. Dünya Sağlık Örgütü cep telefonu SAR değerleri için toplum sunuk kalma düzeyine yakın bir değeri (0.1 Watt/kg) sınır alarak önermektedir. Bu değerin üzerindeki cep telefonlarının kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Ülkemizde satışa sunulan cep telefonlarının çoğu bu değeri aşmaktadır. (40)

Genel olarak Mikrodalgaların kanser ile ilişkisi üç şekilde mümkündür:

  • Mikrodalganın kendisinin kanseri oluşturması,
  • Kanser yapıcı maddelerin hücreye girişini kolaylaştırması veya
  • Mevcut kanserli ortamın yaygınlaşmasını hızlandırması.

Mikrodalga, DNA’yı onararak kanseri engelleyen melatonini azaltmakta ve dolayısıyla tümör, lenfoma (lenf bezi kanseri), ben kanseri, erbezi tümörü, çocukluk kanserleri meydana gelmektedir.

Mikrodalgaların göze zararları: Tavşanlar üzerinde yapılan araştırmalarda mikrodalgalar nedeniyle göz merceğinin bulanması (perde veya katarakt), göz saydam tabakasının (kornea) bulanması, renkli tabaka (iris) iltihabı, gözdibi (retina) harabiyeti meydana geldiği tespit edilmiştir.

Mikrodalgaların kulağa zararları: 20 mJ/cm³’ten daha düşük dozda darbeli mikrodalga enerjileri bile kulak çınlamasına ve işitme kaybına yol açmaktadır.

Mikrodalgaların cinsel yaşama etkileri: Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalarda erbezlerindeki hücrelerin ölmesi sonucu kısırlık, mutant yavruların doğması, dölütün dölyatağında ölmesi, adet bozuklukları, östrojen artışı nedeniyle gebeliğin tehlikeye girmesi, düşüklerin artması tespit edilmiştir. Mikrodalgaya maruz kalan fizik tedavi teknisyenlerinde yukarıdaki rahatsızlıklar tespit edilmiştir.

Mikrodalgaların bağışıklık sistemine zararları: Mikrodalgaların vücuttaki T8 lenfositlerini ve doğal öldürücü (natural killer) lenfositlerini azalttığı, antikorları azalttığı ve dolayısıyla bağışıklık sisteminin çöktüğü artık tıbbi bir gerçekliktir.

Mikrodalgaların kana zararları: Mikrodalgalar kan hücrelerini (alyuvar, akyuvar, pıhtı oluşturucu pulcuklar) azaltır, kanın kimyasını bozar, beyin ve kan için çok önem taşıyan bir enzim olan asetilkolin esterazı azaltır. Bu enzimin azalması ölüme yola açar.

Cep telefonun zararlarını maddelemek istersek şunları sıralayabiliriz.

Kısa vadeli zararları (24 saat) (22, 30, 41, 42)

  • Görüş alanında daralma,
  • Kalp rahatsızlıkları,
  • Kalp pilinin bozulma riski,
  • Hafıza zayıflaması,
  • Beyin tümörü riski,
  • Yoğun stres ve yorgunluk hissi,
  • Kalıcı işitme bozuklukları,
  • Yoğunlaşma ve dikkat bozulması,
  • Embriyo gelişiminin zarar görmesi,
  • Kulak çınlaması ve kulaklarda ısınma,
  • Kadınlarda düşük riskinin artması,
  • İşitmede geçici aksaklıklar oluşması,
  • Kan hücrelerinin bozulması,
  • Baş ağrısı ve sersemleme,
  • Bağışıklık sisteminin bozulması,
  • Yaşam kalitesinde düzensizlik
  • Uyku bozuklukları,
  • Sinirlilik,
  • Huysuzluk,
  • Bitkinlik

Uzun vadeli zararlarının (10 yıl)

  • Yüksek tansiyon,
  • Genetik yapının bozulması,
  • Sperm sayısının azalması,
  • Beyaz kan hücresi (lenfoma) kanseri,
  • Cilt kanseri,
  • Kan beyin bariyerinin zedelenmesi
  • Tükürük bezinde tümör oluşması,
  • Hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski.

Cep telefonuyla her gün birkaç saat görüşme yapanların tükürük bezi kanserine yakalanma riskinin hiç konuşmayanlara göre yüzde 50 arttığı belirtiliyor.

Kırsal alanda cep telefonu kullananların kenttekilere oranla kanser riskiyle daha fazla karşı karşıya olduğu ortaya koyuluyor.

Bunun nedeni ise kırsal alanda baz istasyonu sayısının daha az olması ve cep telefonlarının sinyal almak için daha fazla radyasyon yayıyor olmasıdır.

İsrail’deki Tel Aviv Üniversitesi’nden Dr. Siegal Sadetzki, tükürük bezlerinde iyi ya da kötü huylu tümör oluşan 500 kişi üzerinde yaptığı araştırmada, hastalara cep telefonu kullanma alışkanlıklarını, hangi sıklıklarda ve ne kadar süreyle konuştuklarını sordu. Bulgular sağlıklı 1300 kişinin alışkanlığıyla karşılaştırıldı.

Sonuçta cep telefonunu kulağına dayayarak günde bir kaç saat konuşma yapanların tükürük bezlerinde tümör oluşması riskinin yüzde 50 arttığı saptandı.(28)

ABD’nin Los Angeles Üniversitesi ile Danimarkalı Aarhus tarafından yapılan geniş kapsamlı araştırma sonuçlarına göre, hamilelik esnasında kullanılan cep telefonları doğacak olan çocukta davranış bozukluklarına yol açıyor. Yaklaşık 13 bin çocuk üzerinde yapılan araştırmada hamile bir kadının günde bir kaç kez cep telefonu eline alıp kullanması bile doğacak olacak çocuğun hiperaktivite, davranış bozuklukları, okul çağına geldiğinde duygusal karmaşa gibi bazı ruhsal hastalıklara yakalanma riskini taşıdığı ortaya çıktı. 7 yaş öncesi cep telefonu kullanan çocuklarda da bu yüzden çeşitli davranış bozuklukları meydana gelebiliyor.

90’lı yılların sonunda Danimarka’da yeni doğan 13 bin 159 çocukta yapılan araştırmada, davranış bozukluğu yaşayan bebeklerin annelerinin yüzde 54’ün hamilelik sırasında cep telefonu kullandığı ortaya çıktı. 7 yaş öncesi cep telefonu kullanan çocuklarda görülen davranış bozukluğu ise yüzde 80’e kadar yükseldi. Konuyla ilgili yapılan araştırmaların öncülerinden olan New York Mount Sinai Üniversitesi Profesörlerinden Sam Milham ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada elde edilen araştırma sonuçlarının doğruluğunu savunarak Kanada’da radyasyon verilen hamile farelerde yapılan benzeri bir deneyde benzer sonuçların ortaya çıktığını söylüyor. (18)

Bu arada, Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer 2006 yılında bir basın açıklamasında hamilelere cep telefonu taşımamaları tavsiyesinde bulundu. Açıklama sessiz sedasız, cep telefonu iletişimi üzerine kurulu medya reklamlarının arasında yayılmadan kaybolup gitti.(44)

Fransa’da Sağlık Bakanlığı, sağlığa zararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olmasa da ibaresini kullanarak cep telefonlarının özellikle çocuklar tarafından aşırı kullanımının, çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Bakanlık, cep telefonunun olumsuz etkilerine karşı “daha kırılgan” olduğu belirtilen küçük çocuklara yönelik tasarımların artmasının bu konudaki endişeleri artırdığı söylüyor. Özellikle çocukların ve gençlerin cep telefonu kullanımında aşırıya kaçmamaları istenmiştir.

Baz-ı Gerçekler -3

In Uncategorized on 12/04/2010 at 08:56

Türkiye’de ise Sakarya Üniversitesi Elektronik Mühendisliği tarafından yapılan araştırma, cep telefonlarının, çok korkulan baz istasyonlarından bile daha fazla radyasyon yaydığını ortaya koydu. Uluslar arası otoriteler, elektromanyatik dalgalara, maruziyet için SAR değeri olarak 2 Watt/kg’lık sınır değer veriyor. Bu değerin aşılmaması gerekiyor. Sar değeri, elektromanyetik dalgalar vücudumuza geldiğinde söz konusu dalganın, vücudumuzun kültesi başına emeceği miktardır. Saniyede dalganın insan vücuduna ulaştırdığı güç yoğunluğu iki birim olmalı. Cep telefonunda ise bu değer zaman zaman aşılıyor. Bu etki telefonun markasına göre değişebiliyor. Etkiye fazla maruz kalan vücutlarda dokular zarar görüyor. Araştırmalarda cep telefonlarındaki, biyokimyasal reaksiyonlara ve psikolojik etkilere de dikkat çekiliyor. Zararlı etkinin yok olması için aradan 10-12 yıl geçmesi gerektiği belirtilen araştırmada, alkolün karaciğer üzerinde zararlı etkisi olduğu ama elektomanyetik radyasyonun tüm hücreleri etkilediği vurgulanıyor. Sakarya Üniversitesi araştırması ayrıca cep telefonu dalgalarının çocuklar ve gençler üzerinde daha büyük zararlar meydana getirdiğini de ortaya koyuyor. Çünkü çocukların vücutlarındaki su oranının fazla olması ve vücut organlarının büyüklüğü cep telefonu dalgalarıyla uyum yapmalarına neden olmaktadır. Bir nevi anten gibi çalışıyorlar. Kirko dalgayı sulu dokular çok daha fazla çekiyor. Çocukların sahip olduğu organlarının büyüklükleri ile mikrodalgaların boyu eşleşiyor. Bir yetişkin ve bir çocuğu aynı marka cep telefonu ile konuşturduğunuz zaman, çocuğun maruz kaldığı etkinin çok daha yüksek olduğu da saptanmış. Sakarya Üniversitesi araştırması ayrıca cep telefonu taşımanın çok önemli bir zararı olmadığını ancak konuşma sırasında yayılan radyasyonun sınır değerlerin üzerinde olduğu uyarısını da yapıyor.(26)

 

Araştırmacılar baz istasyonundan alınan sinyal seviyesinin düşük olduğu bölgelerde ve yüksek hızla hareket halindeyken cep telefonuyla konuşulmamasını tavsiye ediyor. Yetkililer ayrıca cep telefonuyla konuşurken aygıtın beyinden uzak kalmasını sağlayan cep telefonu kulaklığı kullanılmasının da yararlı olabileceğini söylüyor.

Cep telefonuyla ilgili yeni teknolojilere kulağımızı kabartmışken, iki bilim adamı keyfimizi kaçırdı. “Tehlikeli Oyuncak” adlı kitap, cep telefonunun, insan sağlığı üzerindeki zararlarına ilişkin çarpıcı araştırma sonuçlarını, cep telefonu lehine yapılan bilimsel çalışmaların nasıl fiyasko ile sonuçlandığını ve bilim adamlarının ilginç itiraflarını içeriyor. İşte cep telefonunun ortaya çıkaracağı rahatsızlıklar ve ondan korunma yöntemleri:

Cep telefonumuz yoksa, varlığımızın da bir anlamının kalmayacağı günlere doğru koşar adım gidiyoruz. Kısa sürede elimiz ayağımız zannettiğimiz bu cihaz sayesinde konuşuyor, yazışıyor, fotoğraf çekiyor, TV izliyor, müzik dinliyor, tansiyonumuzu ölçüyor, haberdar oluyor, hesaplarımızı düzenliyor, ödüyor, harcıyor ve daha pek çok şey yapıyoruz. Kulaklarımızı, cep telefonlarının muhteşem işlevlerine kabartmışken alın üç yeni gelişme size: Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), cep telefonlarından ve baz istasyonlarından maruz kalınan radyo dalgalarını içine alan elektromanyetik alanları, muhtemel kanserojen içeren 2-B grubuna aldı. Bu bilgi muğlak geliyorsa, işte daha anlaşılır olanı: İngiltere Radyolojik Koruma Kurulu’ndan: “Cep telefonları küçük çocuklarda tümör riski yaratıyor.” Bu türden bilgilerden daha çok var; çünkü zaman ilerliyor ve kullandığımız teknolojinin uzun vadede görülecek zararları bir bir ortaya çıkmaya başladı. Dünya iletişim devlerinden AT&T için çalışıp cep telefonunun zararının olmadığını söyleyen Dr. George Carlo, şirketten ayrıldıktan sonra yazıp konuşabiliyor ancak: “Laboratuar deneyleri, cep telefonu radyasyonunun genetik şifre bozukluklarına yol açtığını göstermiştir.”

Medyada arada bir yayınlanan haberler, cep telefonlarının zararsız olduğu, yapılan araştırmalarda zararının henüz tam olarak tespit edilemediği yönünde bilgiler vere dursun; bu harika cihaz sayesinde sağlığımızın büyük bir tehdit altında olduğu, artık bilimsel verilerle ve yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Türkiye’de madalyonun kara yüzü ile ilgili yayınlanan ilk kitap, geçtiğimiz günlerde okurun ilgilisine sunuldu. Hayykitap Yayınları’nın çıkardığı “Tehlikeli Oyuncak” adlı eser, Prof. Dr. Selim Şeker ve Anıl Korkut tarafından yazıldı. Boğaziçi Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nün hocalarından Prof. Selim Şeker, 25 yılı aşkın zamandır elektromanyetik ve bunun insan üzerindeki etkileri konularında bilimsel çalışmalar yapmış, eserler kaleme almış bir isim. Anıl Korkut ise moleküler biyoloji, genetik ve kimya okumuş, halen Amerika Colombia Üniversitesi’nde genetik konusunda doktora çalışmalarını sürdüren bir bilim adamı. Şeker ve Anıl’ın bilimsel-akademik bir dile boğulmadan, herkesin anlayabileceği bir dil ve üslupla kaleme aldıkları kitap, cep telefonunun sağlığımız üzerindeki zararlarına ilişkin çarpıcı araştırma sonuçlarını, dehşet verici çelişkileri, cep telefonu üreticilerinin cep telefonu lehine destekledikleri bilimsel çalışmaların nasıl fiyasko ile sonuçlandığını gösteren örnekleri, bilim adamlarının ilginç itiraflarını içeriyor. Kanserden beyin tümörüne, yüksek tansiyondan hafıza kaybına, cep telefonunun kısa ve uzun vadede ortaya çıkan ve çıkması muhtemel olumsuz etkilerinin anlaşılır bir dille açıklandığı kitapta, en az zararla gerçekleştirilecek kullanım için, bir kısmını üst tarafta alıntıladığımız tavsiyelerde bulunuluyor.

Konu ile ilgili görüşülen Prof. Dr. Selim Şeker, kulağımızın neredeyse içine sokup beynimize bu kadar yakın tuttuğumuz, elektromanyetik radyasyon yayan başka bir cihazın olmadığını belirtiyor ve şöyle diyor: “Diğer aletlerin kullanımında aldığımız zararı, vücut kendini yenileyerek bertaraf edebiliyor. Oysa cep telefonunu yoğun kullandığımız için buna fırsat vermiyoruz. Cep telefonunun kullanımı gün geçtikçe artıyor. Dolayısıyla daha da bağımlısı oluyoruz ve tehlike gittikçe büyüyor.”

Prof. Şeker, zaman zaman medyada cep telefonlarının insan sağlığına zararı olmadığı yönündeki haberleri nasıl karşıladığı yönündeki sorumuzu, sigara örneği ile açıklıyor: “1960’larda sigaranın zararlarından hiç söz edilmiyor, sadece öksürük yaptığı konuşuluyordu. Ama şimdi kanser yaptığını biliyoruz. Biz sigarada yapılan hatanın cep telefonunda da yaşanmaması için dikkatli olmamız gerektiğini, zararlı yanlarıyla ilgili sonuçları ve ihtimalleri belirtip uyarmayı istiyoruz. Bu teknolojiyi bilinçli kullanmak, çocuklardan uzak tutmak gerektiğini, bir bilinç oluşturup cep telefonu üreticilerini, daha az elektromanyetik radyasyon yayan cihazlar yapmaları için zorlamak gerektiğini söylüyoruz.”

Türkiye’de bazı GSM operatörlerinin hazırladığı ve cep telefonunun sağlığa zararının olmadığını belirttiği broşürlere, para karşılığında, konu ile ilgili bir tane bile makalesi olmayan bilim adamlarının imzasının alındığını belirtiyor Prof. Şeker ve ekliyor: “Bu türden çalışmaları bağımsız kuruluşlar yapar. Şikâyetçi olunan tarafın, şikâyet ile ilgili çalışma yapması etik açıdan ne kadar doğru olur? Ama medya bu kuruluşlardan büyük miktarlarda reklam girdisi sağladığı için aleyhte sonuç veren çalışmaları değerlendirmiyor, lehte olan çalışmaları ön plana çıkarıyor.(30)

 

SİGARA VE ASBESTTEN DAHA ZARARLI OLABİLİR

Sigara kadar tehlikeli, asrın en büyük kanser tetikleyicisi olabilir. Özellikle de gençler ‘beyin tümörü’ riski altında.

CNN televizyonunun dünyaca ünlü Talk-Show’cusu Larry King, ABD’de O.J. Simpson, Michael Jackson gibi ünlülerin avukatlığını yaptıktan sonra beyninde beliren tümör nedeniyle hayatını kaybeden Johnnie Jackson’un ölümünün tartışıldığı programda cep telefonu ile beyin tümörü ilişkisini dünyaca ünlü beyin cerrahlarına sordu. İşte ABD’nin en önemli tıp merkezlerinde görevli beyin cerrahlarının yorumları…

Cedars Sinai Medical Center uzmanı Dr. Keith Black: “Son dönemde özellikle Avrupa’da kaygı verici araştırmalar yayınlandı. Son bir araştırma 2 yıl boyunca toplam 2 bin saat cep telefonu kullanan insanların beyin kanserine yakalanma riskinin 3.7 kat arttığını ortaya koydu. Bu önemli bir artış. Özellikle gençlerin cep telefonu kullanımlarının izlenmesi gerekiyor. Çünkü bu gençler hayatları boyunca cep telefonu kullanacaklar. Bence 5 yıl içinde cep telefonu ve tümör oluşumu konusunda kesin yanıtı alacağız. Ben kulaklık olmadan cep telefonu kullanmıyorum” diyor.

CNN tıp danışmanı ve beyin cerrahı Sanjay Gupta: Cep telefonlarının beyin tümörüne ya da kansere yol açtığı yönünde elimizde güçlü kanıtlar olmasa da kendinizi korumak istiyorsanız en güvenli yol cep telefonunu kulağınıza yaklaştırmamak. Mikrodalga yayan aletin beyninize yakın olmaması için kulaklık alın. 10-20-30 yıllık kullanımların sonucuna bakmamız gerekiyor.

Cep telefonu kullanımıyla kanser ve tümör oluşumunda 100’den fazla araştırmayı inceleyen geçen 16 yılda 14 ödülün sahibi olmuş, İngiltere’nin zirvedeki beyin cerrahı ünlü İngiliz araştırmacı Dr. Vini Gautam Khurana: “Ben telefonu sadece hoparlör modu açıkken kullanıyorum. Cep telefonu sigara ve asbestten bile daha zararlı olabilir ve 10 yılda milyonlarca insanın ölümüne sebep olabilir. Khurana dünyada yaklaşık üç milyar kişinin cep telefonu kullandığını ve önümüzdeki on sene içinde beyin kanseri vakalarında büyük bir patlama görülebileceğini iddia etti. Bu kişilerin sigaradan kaynaklanan ölüm riskinin cep telefonundan kaynaklanan riskten az olduğu tespit edilebilir. 10 yıl cep telefonu kullanmanın beyinde tümör oluşumunu tetiklediği konusunda deliller artıyor” diyor. (24)

ABD’nin başkenti Washington, tüm dünyadan kanser uzmanlarının katılımıyla gerçekleşen bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Dünyanın önde gelen kanser araştırmacıları, cep telefonu kullanmakla beyin kanseri arasındaki doğrudan ilişkiyi, sigara içince akciğer kanserine yakalanma riskiyle eşdeğerde görüyor. (45)

Hem kişileri hem de hükümetleri uyaran uzmanlar, özellikle toplantının yapıldığı ABD’de cep telefonu kullanan çocuk sayısının çokluğuna dikkat çekerek, bir dizi acil önlem alınmasını istedi.

Kullanım yaşının yasalarla sınırlandırılması gerektiğini söyleyen araştırmacılar, çocukların beyin yapıları henüz yetişkinler kadar gelişmediği için, cep telefonunun yaydığı radyasyondan daha fazla etkilendiklerini, acil durumlar dışında ve kulaklık olmadan cep telefonuyla konuşmanın çocukları olumsuz etkilediğini açıkladı.

Tüm dünyada cep telefonu kullanmaya başlayalı çok uzun süre olmadığını, dolayısıyla zararlarının henüz tam görülemediğini belirten uzmanlar kanser vakalarının cep telefonu kullanımıyla birlikte ne kadar çoğaldığını görmek içinse az bir zaman kaldığını söylüyor.(45)

ABD, Albany Üniversitesi’nin araştırması cep telefonu kullanan birinin kullanmayana oranla beş kat fazla beyin tümörü riski taşıdığını gösterdi. İsveçli kanser uzmanı Lennart Hardell ise cep telefonunun mutlaka kulaklıkla kullanılması gerektiğini söylüyor.

Beyin tümörünün çok yavaş ilerleyen, dolayısıyla teşhisi, tedavi şansı geçtikten sonra yapılabilen bir tümör türü olması sebebiyle uzmanlar önümüzdeki yıllarda beyin kanserine yakalanacak kişi sayısının artmasından endişe ediyor.

Albany Üniversitesi’nden David Carpenter dünyada 3 milyarın üstünde cep telefonu kullanıcısı bulunduğunu, bunların çoğunun çocuk ve genç yaşta olduğunu, dolayısıyla gelecek kuşaklarda görülecek beyin kanseri vakalarının, tüm zamanların en büyük kanser vakası rakamı olacağını söylüyor.

Cep telefonu üreticilerine de mesaj gönderen araştırmacılar, telefonların üstüne de sigara paketlerinde olduğu gibi sağlığa zararlı olduğu yönünde uyarı yazılması, yazılmamış telefonların toplatılması gerektiğini söyledi. Toplantıya İngiliz ve İsrailli araştırmacılar da katıldı. İngiliz araştırmacılar teknoloji geliştirmenin bir sorumluluk olduğunu, geliştirilen ürünlerin sağlığa en az zararlı şekillerde üretilmesi gerektiğini söyledi. (45)

Baz istasyonlarına bağlı kanserler, istasyona yakın birçok meskende yıllar sonra birden patlak verecek, adeta o bölgede bir kanser salgını olacaktır. Çevre etkenlerine bağlı kanserler hemen değil, yıllar sonra başlar. Sigara ve alkol, yıllarca içildikten sonra kanser yapmaktadır. Asbestin ( amyant ) akciğer, akciğer zarı ve periton kanseri yaptığı çok geç, ancak 1970′ de anlaşıldı; tüm önlemler o tarihten itibaren alındıysa da, asbestin neden olduğu kanserler 2020′ ye kadar devam edecektir. Örneğin, Japonya’ da atom bombası atılışından 7-10 yıl sonra kanserler artmaya başlamıştır.

Ulaştırma Bakanlığı, meskun mahallere ve özellikle de okul, hastane gibi kurumlara baz istasyonu kurulmasına izin vererek vatandaşlarımızı, önümüzdeki 10 yıl için kobay olarak kullanmakta ve ortaya vatandaşlarımızın hayatlarının konulduğu bir kumar oynamaktadır.

 

Baz-ı Gerçekler -4

In Uncategorized on 11/04/2010 at 08:57

Yapılan ölçümler sonucunda baz istasyonunun limit değerleri aşmadığı tespit edilmiş olsa bile, bu çok sağlam bir bilgi olmayacaktır. Şöyle ki; yanlış yer seçimi ve hatalı yerleşim ile verilen limit değerlerin aşılması söz konusudur. Baz istasyonu anteninin ana hüzmesinin ne yöne baktığı ve yansımalar durumu oldukça değiştirebilmektedir. Tek yönlü yayınlarda mikrodalgalar dar bir hüzme şeklinde gönderilir, hüzme daraldıkça güç artar, dar hüzme çevredeki yakın binalardan ya da balkonlardan yansıdığında ve telefon görüşmeleri çoğaldıkça bu değer artacaktır.

Bütün bu önerilerimizin yerine getirilmesi de esasen insan sağlığının korunması anlamında yeterli güvenceyi sağlayamayabilir. Bu nedenle sonuç olarak binlerce baz istasyonu içinde yaşayan bir ülke olmaktansa baz istasyonlarının insan yerleşiminin olmadığı mekanlara kurulması yönünde yasal düzenleme yapılmalı ve insan yaşamının söz konusu olduğu yerlere baz istasyonu kurulması yasaklanmalıdır.

BİLİM ADAMLARI HALKI İLANLA UYARIYOR

Farklı ülkelerden gelen uzmanlar, Journal du Dimanche gazetesinde yer alan uyarılarında, 12 yaşından küçük çocukların acil durumlar dışında cep telefonu kullanmasına izin vermemek, konuşurken hoparlör ya da kulaklıktan yararlanmak, cep telefonunun vücuttan en az bir metre uzak tutmak ve mümkün olduğu ölçüde, hatta çalışırken bile cep telefonunu üzerinde taşımaktan kaçınmak gerektiğini vurguladılar.

Gazeteye göre uzmanlar, “cep telefonunun zararına ilişkin resmi kanıt olmadığı, ancak cep telefonuna uzun süre maruz kalma durumunda, bazı kanserlerin oluşumuna zemin hazırlama riski bulunduğu” hususunda uzlaşıyor.

Kanser uzmanı Thierry Bouillet, “Bugün, 50 yıl önce asbest (amyant) ve tütün için oluşan durumun aynısıyla karşı karşıyayız. Ya hiçbir şey yapmayacağız ve riski kabul edeceğiz ya da endişe verici bazı bilimsel kanıtları kabulleneceğiz” dedi. (23)

KABLOSUZ İNTERNET

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, sağlıklı ve uzun bir yaşamın gereklerini gazeteci Uğur Dündar’ın hazırlayıp sunduğu Arena programında açıkladı. Prof. Dr. Müftüoğlu beslenme koşullarının yanısıra çevrede kullanımı artan manyetik kirlenmeyle ilgili olarak çok ciddi tehlikelerin olduğunu söyledi. Cep telefonu kullanımının ilerleyen zamanlarda sigara gibi yasaklanacağını belirten Prof.Müftüoğlu, kablosuz internet ortamının da özellikle küçük yaştaki çocuklar ve hamile kadınlar üzerinde zararlı etkilerinin olduğu yönünde ciddi bulguların olduğunu kaydetti. Prof. Müftüoğlu şöyle konuştu: Cep telefonlarının bugünki kullanımıyla insan sağlığına zarar vermemesi imkansızdır. Hele telefon şirketlerinin kullanımı artırmaya yönelik yapılan reklam kampanyalarının sağlığımıza yönelik ciddi bir tehlike olduğunu düşünüyorum. Reklam Öz Denetim Kurulu’nun ya da ilgili kurumların biran önce harekete geçmesi lazım. Hele ki bir araştırma yayınlandı. Kablosuz internet ağı olan yerlerde 1,5-2 yaşından küçük çocukları, hamileleri bulundurmamak lazım. Çünkü bu tip radyo ferakanslarını, kısa dalga ferakanslarının, ses dalgalarının ne yaptığı tam olarak bilinmiyor. Ancak telefonun zararlarıyla ilgili arka arkaya gelen bulgular var. Mesela trafolar. Evlerimizin içine kadar giren trafolar var. Baz istasyonlarını cami veya okul gibi toplu yaşam alanlarının bulunduğu yerlere takıyorlar. Bunlar daha çok yaşlıların veya daha çok gençlerin toplu olarak bulunduğu yerler.”

Benim öngörüm şu ki cep telefonunuzu kulağınıza götürüp 20 dakika konuşuyorsanız, biliniz ki işitme sorunları, beyin kanserleri dahil bazı kanserlerin oluşacağını bilin. Bununla ilgili yavaş yavaş bulgular ortaya çıkmaya başladı. Diyorlar ki kesin araştırmalar mı bunlar. Bir araştırmanın kesin sonuç alınarak bulgularının ortaya konulabilmesi için nerden baksanız bir insan ömrü kadar zamanın geçmesi lazım. Bugün bazı yiyeceklerden nasıl vazgeçtik? Bazı yiyeceklerin zararlı olduğu nasıl ortaya çıktı? Yirmi sene sonra anlaşıldı ki trans yağlar kollestrolün canına okuyor. Vücutta kanser riskini artırıyor. Onun için cep telefonları da içinde olarak çevremizde artan bu manyetik kirlenme hayatımızı tehdit ediyor.
“Benim 1,5 yaşında torunum var, o geldiği zaman evde internet kapatılıyor. Çok ciddi araştırmalar ve bulgular var. Kesinlikle kablosuz internet ortamının bulunduğu yerlerde 1,5-2 yaşında çocukların ve hamile kadınların bulunmamaları gerekiyor. Bunun denetlenmesi lazım. Ya da başka bir yol bulmaları gerek.” (32)

O zaman nerden başlamak, ne yapmak lazım? Kaynakçada yer alan makale ve haberlerden derlediğim kadarıyla zararı azaltmak için yapılabilecekler şunlar:

Gerekli Kullanıcı Önlemleri, (22)(30)

  • Görüşmeleri mümkün olduğunca kısa tutmak,
  • Gereksiz konuşmalardan kaçınmak,
  • Yakında sabit hat varsa onu tercih etmek,
  • Acil durumlar hariç çocuklara cep telefonu kullandırmamak,
  • Telefonları onların yakınında tutmamak,
  • Cep telefonu görüşmelerini çocuklardan mümkün olduğunca uzakta yapmak,
  • Hamilelik süresince cep telefonunu acil durumlar dışında kullanmamak,
  • Evdeki cep telefonlarını kapalı tutmak,
  • Cep telefonunu bir kulaklık aracılığıyla kullanmak : “Bu, zararı bütünüyle önlemez, ancak azaltabilir; çünkü kulaklıkla da radyasyon beyne ulaşır.”
  • Konuşma dışında cep telefonunun ekstra özelliklerini kullanmaktan kaçınmak,(Gece boyunca başucunuzda duracak çalar saat, biyolojik ritminizi altüst edecek, cep telefonuyla aynı işlevi görecektir.)
  • Cep telefonunun sizi en savunmasız zamanınızda yakalayacağı geceleri cihazı kapatma alışkanlığı kazanmak.
  • Kısa bilgi gönderiminde SMS kullanmak.
  • Cep telefonlarının en çok radyasyon yaydığı zamanlar, telefonun çaldığı ve çevirdiğiniz numaranın bağlandığı anlardır. Bu sırada telefonu baş bölgesinden uzakta tutmak,
  • Gelen çağrıyı açtıktan veya karşı taraf görüşmeye başladıktan 1-2 saniye sonra cihazı kulağa götürmek.
  • Asansör ve otomobil gibi dar ve kapalı alanlarda cep telefonu ile görüşme yapmamak. (Cihaz bu alanlarda çekmediği için, görüşmenin gerçekleşmesi, baz istasyonunun daha fazla elektromanyetik radyasyon iletmesini gerektirir.)
  • Sar değeri daha düşük bir cihazı tercih etmek,
  • Harici antenli cep telefonlarını tercih etmek.
  • Cep telefonunu gün içinde vücuttan olabildiğince uzakta, söz gelişi çantada, çanta kullanılmıyorsa en dış cepte taşımak.
  • Cep telefonlarını elektromanyetik fren sistemli taşıtlarda, petrol istasyonlarında ve hastanelerde kullanmamak.
  • Cep telefonunu kalp, beyin ve cinsel organlara yakın bir yerde taşımamak.
  • Yakında bulunan baz istasyonunu kaldırtmak ve servis yetkililerine, istasyonları için sağlığı tehdit etmeyecek yerler seçme konusunda sorumluluklarını hatırlatmak
  • Cep telefonunun bir uzvumuz olduğunu zannetmemek,
  • Hayatı cep telefonu olmadan idare etmenin yollarını aramak,
  • Mümkün mertebe klasik iletişim araçlarını kullanmak

EM kirliliğinden korunmak için genel önlemler (31)(32)

  • Cep telefonunu mümkün olduğu kadar az kullanın
  • Çocukların televizyona yakın oturmasını engelleyin.
  • Başınız yatak odasında kablo ve prizlere yakın olacak şekilde uyumayın
  • Elektromanyetik dalga yayan mikro dalga fırın ve herhangi bir cihazın mümkün olduğunca uzağında bulunun.
  • Camilerde elektrikle alttan ısıtma sistemlerini önceden çalıştırın. Cemaat camii içindeyken sistemi kapatarak, fişi mutlaka prizden çekin.”
  • “Yüksek kalorili, özellikle kızartılmış gıdalar tüketmekten kaçınılmalı.
  • Toksinleri bağlayarak vücudun korunmasında önemli rol oynayan elmadaki ‘pektin’ maddesinin alınması, brokoli, lahana, tere gibi yeşil sebze tüketimi, laktobalit içeren yoğurt çökelek gibi süt ürünleri, korunmaya etki eden faktörlerdendir.”
  • Kablosuz internet bağlantısı olan ortamlardan 1-2 yaşındaki çocukları ve hamile kadınlar uzak durmalılar.

Ve bu derlemeyi yapmak için beni heyecanlandıran ve harekete geçiren  sonuç olarak  sizlere sunmak istediğim yasal önlemler şunlardır.

  • Türkiye Radyasyondan Korunma Enstitüsü’nün kurulması
  • 15 yaş altına cep telefonu kullanma yasağı getirilmesi
  • Tv’lerde çocukların izlediği saatlerde cep telefonu ve GSM hattı reklamlarının kaldırılması
  • Tüketiciyi çok konuşturmak ve bedava konuşturmak için yapılan reklamların yasaklanması.
  • Cep telefonu ve GSM hattı reklamlarında operatörlerin çocukları simge olarak kullanmaktan vazgeçmesi.
  • Rekabetin, hizmet kalitesi, insan sağlığı ve fiyat üzerinden yapılabilmesinin sağlanmasını
  • Baz istasyonlarını ve taşıma hatlarını, okul, kreş, hastane, huzurevi ve halkın spor ve rekreasyon alanlarından uzağa kurmak.

Yararlanılan kaynaklar

1-Doç. Dr. Selçuk Alsan,Cep Telefonlarının Sağlığa Zararları.

2-Doç. Dr. Levent Sevgi, Elektromanyetik Kirlilik, Cep Telefonları ve Baz İstasyonları, EMO İstanbul Şubesi Bülteni Ocak-Temmuz 2000 sayısı.

3-Dr. Efe Onganer, Cep Telefonu ve Sağlık, www.nethaber.com/haber/yazarlar/0.1084.281_7.00.html

4-Zülfü Livaneli, Baz İstasyonu Cinayeti, Sabah Gazetesi, 30 Haziran 2000

5-Prof. Dr. Nesrin Seyhan Atalay, Bilişim toplumuna Giderken Elektromanyetik Kirlilik Etkileri Sempozyumu Tebliği.

6-Operatörlerden Baz Savunması: İstasyonlar Standartlara Uygun,

www.nethaber.com/haber/haberler/0.1082.16148_3.00.html

7- Cep Yasaklanmalı, Radikal, 30 Haziran 2000 (Ankara Tabip Odası Açıklaması)

8-Perihan Mağden, İçine Sindirmek, Su Bu; Uzuyor Bu Konu, Radikal, 30 Haziran 2000

9-Bakırköy Kaymakamlığı’nın BO54VLK4342601 sayılı ve 28.07.2000 tarihli yazısı.

10- http://www.bilimteknik.cumhuriyet.com.tr/w/b1404.htm

11-TÜBİTAK’ın Korkutucu Raporu, Hürriyet İstanbul, 29.08.2000-09-07

12-IEGMP (Independent Expert Group on Mobile Phones) Raporu, Mobile Phones and Health, http://www.iegmp.org.uk)

13-F. Akleman-L. Sevgi, FDTD Analysis of Human Head – Mobile Phone Interaction in Terms of Specific Absorption Rate (SAR) Calculations and Antenna Design, Proc. of IEEE-APS, Conference on Antennas & Propagation for Wireless Comm., pp.85-88, Waltham, MA, USA 1998

14- Vikipedi Sözlük

15- Tüketiciler Birliği

16- CNN Türk

17- THS Hukuk Haberleri

18- NEW YORK (ANKA)

19- Kaynak : http://www.ezberim.com/bilim-haberleri/60731-cep-telefonu-zararli-mi/

20- 04.01.2008 Milliyet Gazetesi http://www.milliyet.com.tr/2008/01/04/yasam/yas01.html

21- Vatan, Kaynak:http://www.haberturk.com/haber.asp?id=78799&cat=220&dt=2008/06/06

22- İHA, 27.01.2006

23- Journal du Dimanche

24-http://www.pclabs.gen.tr/2008/04/01/arastirma-cep-telefonlari-sigaradan-daha-zararli/

25- http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=144459&interstitial=true

http://vidpic3.com/video/4062/cep-telefonu-dalgalarindan-olusan-zararli-sinyallerin-gucu

26- Haber Tarihi : 6 Nisan 2008 (11:08)  Haber Ekleyen : Güncel Haber Bot  Haber Kaynağı : TGRT Haber, Kaynak :http://www.guncelhaber.com/Guncel-Haberler/Cep-Telefonu-Baz-Istasyonundan-Zararli-74007.html

27- http://azveoz.blogspot.com/2007/12/cep-telefonlari-zararli-mi-radyasyon.html

28- http://www.bilimseverler.com/2008/02/24/az-konusun-kanser-olmayin/

29- vikipedi

30- http://www.dikeygecis.org/forum/1999-cep-telefonu-zararlari.html

31- http://www.haberler.com/prof-cerezci-cep-telefonu-vericiler-ve-elektrikli-haberi/

32- http://www.sirinlerim.net/Haberler.asp?haber=goster&haberne=1469

33- Cellüer Phones, Mobile and Base Station Antenna Radiation and Human Health -2001)

34- Cellüer Phones, Mobile and Base Station Antenna Radiation and Human Health -2001)

35- Cellüer Phones, Mobile and Base Station Antenna Radiation and Human Health -2001)

36- (Kaynak : Seyhan N (2000) : Elokronik Kirlilik ve Etkileri, Korunma Yöntemleri, WHO Uluslar arası Elekromanyetik Alan Projesi, Ulusal ve Uluslar arası Politikalar, Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi, 1 (4) : 9-16

37- Kaynak : Seyhan N (2000) : Elektronik Kirlilik ve Etkileri, Korunma Yöntemleri, WHO Uluslar arası Elekromanyetik Alan Projesi, Ulusal ve Uluslar arası Politikalar, Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi, 1 (4) : 9-16

38- (Kaynak : Seyhan N (2000) : Elekronik Kirlilik ve Etkileri, Korunma Yöntemleri, WHO Uluslar arası Elekromanyetik Alan Projesi, Ulusal ve Uluslar arası Politikalar, Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi, 1 (4) : 9-16

39- Ece Kurdu, Giresun Aydın Gazetesi, 14 mayıs 2002

40- Seyhan N (2000) : Elektromanyetik Kirlilik ve Etkileri, Korunma Yöntemleri, WHO Uluslar arası Elekromanyetik Alan Projesi, Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi 1(4):9-16.

41- BMA (2001) : British Medical Association Board of Science and Education, Nobile phones and health, An interim report

42- Health Effects associated with mobile base stations in communities: the need for health studies (2001).

43- Yrd.Doç.Dr. Kayıhan PALA, Cep Telefonu Baz İstasyonlarının Sağlığa Etkisi

44- Radikal Gazetesi, 5 Şubat 2006 Pazar

45-Radikal Gazetesi, 27 Eylül 2008 Cumartesi

 

brukselden

yeni gelenler için bir rehber

sembolik

sunay demircan

köpekler ve insanları

köpeklere dair ne varsa bilmek isteyenlerin buluşma yeri

küçük evim'in güncesi

"Önce insan evini şekillendirir, sonra evi insanı"

hakan adanır

"biz incir ve ceviz gibi çiçeksiz meyve verenlerdeniz"

WordPress.com News

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.