Türkiye’de ise Sakarya Üniversitesi Elektronik Mühendisliği tarafından yapılan araştırma, cep telefonlarının, çok korkulan baz istasyonlarından bile daha fazla radyasyon yaydığını ortaya koydu. Uluslar arası otoriteler, elektromanyatik dalgalara, maruziyet için SAR değeri olarak 2 Watt/kg’lık sınır değer veriyor. Bu değerin aşılmaması gerekiyor. Sar değeri, elektromanyetik dalgalar vücudumuza geldiğinde söz konusu dalganın, vücudumuzun kültesi başına emeceği miktardır. Saniyede dalganın insan vücuduna ulaştırdığı güç yoğunluğu iki birim olmalı. Cep telefonunda ise bu değer zaman zaman aşılıyor. Bu etki telefonun markasına göre değişebiliyor. Etkiye fazla maruz kalan vücutlarda dokular zarar görüyor. Araştırmalarda cep telefonlarındaki, biyokimyasal reaksiyonlara ve psikolojik etkilere de dikkat çekiliyor. Zararlı etkinin yok olması için aradan 10-12 yıl geçmesi gerektiği belirtilen araştırmada, alkolün karaciğer üzerinde zararlı etkisi olduğu ama elektomanyetik radyasyonun tüm hücreleri etkilediği vurgulanıyor. Sakarya Üniversitesi araştırması ayrıca cep telefonu dalgalarının çocuklar ve gençler üzerinde daha büyük zararlar meydana getirdiğini de ortaya koyuyor. Çünkü çocukların vücutlarındaki su oranının fazla olması ve vücut organlarının büyüklüğü cep telefonu dalgalarıyla uyum yapmalarına neden olmaktadır. Bir nevi anten gibi çalışıyorlar. Kirko dalgayı sulu dokular çok daha fazla çekiyor. Çocukların sahip olduğu organlarının büyüklükleri ile mikrodalgaların boyu eşleşiyor. Bir yetişkin ve bir çocuğu aynı marka cep telefonu ile konuşturduğunuz zaman, çocuğun maruz kaldığı etkinin çok daha yüksek olduğu da saptanmış. Sakarya Üniversitesi araştırması ayrıca cep telefonu taşımanın çok önemli bir zararı olmadığını ancak konuşma sırasında yayılan radyasyonun sınır değerlerin üzerinde olduğu uyarısını da yapıyor.(26)
Araştırmacılar baz istasyonundan alınan sinyal seviyesinin düşük olduğu bölgelerde ve yüksek hızla hareket halindeyken cep telefonuyla konuşulmamasını tavsiye ediyor. Yetkililer ayrıca cep telefonuyla konuşurken aygıtın beyinden uzak kalmasını sağlayan cep telefonu kulaklığı kullanılmasının da yararlı olabileceğini söylüyor.
Cep telefonuyla ilgili yeni teknolojilere kulağımızı kabartmışken, iki bilim adamı keyfimizi kaçırdı. “Tehlikeli Oyuncak” adlı kitap, cep telefonunun, insan sağlığı üzerindeki zararlarına ilişkin çarpıcı araştırma sonuçlarını, cep telefonu lehine yapılan bilimsel çalışmaların nasıl fiyasko ile sonuçlandığını ve bilim adamlarının ilginç itiraflarını içeriyor. İşte cep telefonunun ortaya çıkaracağı rahatsızlıklar ve ondan korunma yöntemleri:
Cep telefonumuz yoksa, varlığımızın da bir anlamının kalmayacağı günlere doğru koşar adım gidiyoruz. Kısa sürede elimiz ayağımız zannettiğimiz bu cihaz sayesinde konuşuyor, yazışıyor, fotoğraf çekiyor, TV izliyor, müzik dinliyor, tansiyonumuzu ölçüyor, haberdar oluyor, hesaplarımızı düzenliyor, ödüyor, harcıyor ve daha pek çok şey yapıyoruz. Kulaklarımızı, cep telefonlarının muhteşem işlevlerine kabartmışken alın üç yeni gelişme size: Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), cep telefonlarından ve baz istasyonlarından maruz kalınan radyo dalgalarını içine alan elektromanyetik alanları, muhtemel kanserojen içeren 2-B grubuna aldı. Bu bilgi muğlak geliyorsa, işte daha anlaşılır olanı: İngiltere Radyolojik Koruma Kurulu’ndan: “Cep telefonları küçük çocuklarda tümör riski yaratıyor.” Bu türden bilgilerden daha çok var; çünkü zaman ilerliyor ve kullandığımız teknolojinin uzun vadede görülecek zararları bir bir ortaya çıkmaya başladı. Dünya iletişim devlerinden AT&T için çalışıp cep telefonunun zararının olmadığını söyleyen Dr. George Carlo, şirketten ayrıldıktan sonra yazıp konuşabiliyor ancak: “Laboratuar deneyleri, cep telefonu radyasyonunun genetik şifre bozukluklarına yol açtığını göstermiştir.”
Medyada arada bir yayınlanan haberler, cep telefonlarının zararsız olduğu, yapılan araştırmalarda zararının henüz tam olarak tespit edilemediği yönünde bilgiler vere dursun; bu harika cihaz sayesinde sağlığımızın büyük bir tehdit altında olduğu, artık bilimsel verilerle ve yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Türkiye’de madalyonun kara yüzü ile ilgili yayınlanan ilk kitap, geçtiğimiz günlerde okurun ilgilisine sunuldu. Hayykitap Yayınları’nın çıkardığı “Tehlikeli Oyuncak” adlı eser, Prof. Dr. Selim Şeker ve Anıl Korkut tarafından yazıldı. Boğaziçi Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nün hocalarından Prof. Selim Şeker, 25 yılı aşkın zamandır elektromanyetik ve bunun insan üzerindeki etkileri konularında bilimsel çalışmalar yapmış, eserler kaleme almış bir isim. Anıl Korkut ise moleküler biyoloji, genetik ve kimya okumuş, halen Amerika Colombia Üniversitesi’nde genetik konusunda doktora çalışmalarını sürdüren bir bilim adamı. Şeker ve Anıl’ın bilimsel-akademik bir dile boğulmadan, herkesin anlayabileceği bir dil ve üslupla kaleme aldıkları kitap, cep telefonunun sağlığımız üzerindeki zararlarına ilişkin çarpıcı araştırma sonuçlarını, dehşet verici çelişkileri, cep telefonu üreticilerinin cep telefonu lehine destekledikleri bilimsel çalışmaların nasıl fiyasko ile sonuçlandığını gösteren örnekleri, bilim adamlarının ilginç itiraflarını içeriyor. Kanserden beyin tümörüne, yüksek tansiyondan hafıza kaybına, cep telefonunun kısa ve uzun vadede ortaya çıkan ve çıkması muhtemel olumsuz etkilerinin anlaşılır bir dille açıklandığı kitapta, en az zararla gerçekleştirilecek kullanım için, bir kısmını üst tarafta alıntıladığımız tavsiyelerde bulunuluyor.
Konu ile ilgili görüşülen Prof. Dr. Selim Şeker, kulağımızın neredeyse içine sokup beynimize bu kadar yakın tuttuğumuz, elektromanyetik radyasyon yayan başka bir cihazın olmadığını belirtiyor ve şöyle diyor: “Diğer aletlerin kullanımında aldığımız zararı, vücut kendini yenileyerek bertaraf edebiliyor. Oysa cep telefonunu yoğun kullandığımız için buna fırsat vermiyoruz. Cep telefonunun kullanımı gün geçtikçe artıyor. Dolayısıyla daha da bağımlısı oluyoruz ve tehlike gittikçe büyüyor.”
Prof. Şeker, zaman zaman medyada cep telefonlarının insan sağlığına zararı olmadığı yönündeki haberleri nasıl karşıladığı yönündeki sorumuzu, sigara örneği ile açıklıyor: “1960’larda sigaranın zararlarından hiç söz edilmiyor, sadece öksürük yaptığı konuşuluyordu. Ama şimdi kanser yaptığını biliyoruz. Biz sigarada yapılan hatanın cep telefonunda da yaşanmaması için dikkatli olmamız gerektiğini, zararlı yanlarıyla ilgili sonuçları ve ihtimalleri belirtip uyarmayı istiyoruz. Bu teknolojiyi bilinçli kullanmak, çocuklardan uzak tutmak gerektiğini, bir bilinç oluşturup cep telefonu üreticilerini, daha az elektromanyetik radyasyon yayan cihazlar yapmaları için zorlamak gerektiğini söylüyoruz.”
Türkiye’de bazı GSM operatörlerinin hazırladığı ve cep telefonunun sağlığa zararının olmadığını belirttiği broşürlere, para karşılığında, konu ile ilgili bir tane bile makalesi olmayan bilim adamlarının imzasının alındığını belirtiyor Prof. Şeker ve ekliyor: “Bu türden çalışmaları bağımsız kuruluşlar yapar. Şikâyetçi olunan tarafın, şikâyet ile ilgili çalışma yapması etik açıdan ne kadar doğru olur? Ama medya bu kuruluşlardan büyük miktarlarda reklam girdisi sağladığı için aleyhte sonuç veren çalışmaları değerlendirmiyor, lehte olan çalışmaları ön plana çıkarıyor.(30)
SİGARA VE ASBESTTEN DAHA ZARARLI OLABİLİR
Sigara kadar tehlikeli, asrın en büyük kanser tetikleyicisi olabilir. Özellikle de gençler ‘beyin tümörü’ riski altında.
CNN televizyonunun dünyaca ünlü Talk-Show’cusu Larry King, ABD’de O.J. Simpson, Michael Jackson gibi ünlülerin avukatlığını yaptıktan sonra beyninde beliren tümör nedeniyle hayatını kaybeden Johnnie Jackson’un ölümünün tartışıldığı programda cep telefonu ile beyin tümörü ilişkisini dünyaca ünlü beyin cerrahlarına sordu. İşte ABD’nin en önemli tıp merkezlerinde görevli beyin cerrahlarının yorumları…
Cedars Sinai Medical Center uzmanı Dr. Keith Black: “Son dönemde özellikle Avrupa’da kaygı verici araştırmalar yayınlandı. Son bir araştırma 2 yıl boyunca toplam 2 bin saat cep telefonu kullanan insanların beyin kanserine yakalanma riskinin 3.7 kat arttığını ortaya koydu. Bu önemli bir artış. Özellikle gençlerin cep telefonu kullanımlarının izlenmesi gerekiyor. Çünkü bu gençler hayatları boyunca cep telefonu kullanacaklar. Bence 5 yıl içinde cep telefonu ve tümör oluşumu konusunda kesin yanıtı alacağız. Ben kulaklık olmadan cep telefonu kullanmıyorum” diyor.
CNN tıp danışmanı ve beyin cerrahı Sanjay Gupta: Cep telefonlarının beyin tümörüne ya da kansere yol açtığı yönünde elimizde güçlü kanıtlar olmasa da kendinizi korumak istiyorsanız en güvenli yol cep telefonunu kulağınıza yaklaştırmamak. Mikrodalga yayan aletin beyninize yakın olmaması için kulaklık alın. 10-20-30 yıllık kullanımların sonucuna bakmamız gerekiyor.
Cep telefonu kullanımıyla kanser ve tümör oluşumunda 100’den fazla araştırmayı inceleyen geçen 16 yılda 14 ödülün sahibi olmuş, İngiltere’nin zirvedeki beyin cerrahı ünlü İngiliz araştırmacı Dr. Vini Gautam Khurana: “Ben telefonu sadece hoparlör modu açıkken kullanıyorum. Cep telefonu sigara ve asbestten bile daha zararlı olabilir ve 10 yılda milyonlarca insanın ölümüne sebep olabilir. Khurana dünyada yaklaşık üç milyar kişinin cep telefonu kullandığını ve önümüzdeki on sene içinde beyin kanseri vakalarında büyük bir patlama görülebileceğini iddia etti. Bu kişilerin sigaradan kaynaklanan ölüm riskinin cep telefonundan kaynaklanan riskten az olduğu tespit edilebilir. 10 yıl cep telefonu kullanmanın beyinde tümör oluşumunu tetiklediği konusunda deliller artıyor” diyor. (24)
ABD’nin başkenti Washington, tüm dünyadan kanser uzmanlarının katılımıyla gerçekleşen bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Dünyanın önde gelen kanser araştırmacıları, cep telefonu kullanmakla beyin kanseri arasındaki doğrudan ilişkiyi, sigara içince akciğer kanserine yakalanma riskiyle eşdeğerde görüyor. (45)
Hem kişileri hem de hükümetleri uyaran uzmanlar, özellikle toplantının yapıldığı ABD’de cep telefonu kullanan çocuk sayısının çokluğuna dikkat çekerek, bir dizi acil önlem alınmasını istedi.
Kullanım yaşının yasalarla sınırlandırılması gerektiğini söyleyen araştırmacılar, çocukların beyin yapıları henüz yetişkinler kadar gelişmediği için, cep telefonunun yaydığı radyasyondan daha fazla etkilendiklerini, acil durumlar dışında ve kulaklık olmadan cep telefonuyla konuşmanın çocukları olumsuz etkilediğini açıkladı.
Tüm dünyada cep telefonu kullanmaya başlayalı çok uzun süre olmadığını, dolayısıyla zararlarının henüz tam görülemediğini belirten uzmanlar kanser vakalarının cep telefonu kullanımıyla birlikte ne kadar çoğaldığını görmek içinse az bir zaman kaldığını söylüyor.(45)
ABD, Albany Üniversitesi’nin araştırması cep telefonu kullanan birinin kullanmayana oranla beş kat fazla beyin tümörü riski taşıdığını gösterdi. İsveçli kanser uzmanı Lennart Hardell ise cep telefonunun mutlaka kulaklıkla kullanılması gerektiğini söylüyor.
Beyin tümörünün çok yavaş ilerleyen, dolayısıyla teşhisi, tedavi şansı geçtikten sonra yapılabilen bir tümör türü olması sebebiyle uzmanlar önümüzdeki yıllarda beyin kanserine yakalanacak kişi sayısının artmasından endişe ediyor.
Albany Üniversitesi’nden David Carpenter dünyada 3 milyarın üstünde cep telefonu kullanıcısı bulunduğunu, bunların çoğunun çocuk ve genç yaşta olduğunu, dolayısıyla gelecek kuşaklarda görülecek beyin kanseri vakalarının, tüm zamanların en büyük kanser vakası rakamı olacağını söylüyor.
Cep telefonu üreticilerine de mesaj gönderen araştırmacılar, telefonların üstüne de sigara paketlerinde olduğu gibi sağlığa zararlı olduğu yönünde uyarı yazılması, yazılmamış telefonların toplatılması gerektiğini söyledi. Toplantıya İngiliz ve İsrailli araştırmacılar da katıldı. İngiliz araştırmacılar teknoloji geliştirmenin bir sorumluluk olduğunu, geliştirilen ürünlerin sağlığa en az zararlı şekillerde üretilmesi gerektiğini söyledi. (45)
Baz istasyonlarına bağlı kanserler, istasyona yakın birçok meskende yıllar sonra birden patlak verecek, adeta o bölgede bir kanser salgını olacaktır. Çevre etkenlerine bağlı kanserler hemen değil, yıllar sonra başlar. Sigara ve alkol, yıllarca içildikten sonra kanser yapmaktadır. Asbestin ( amyant ) akciğer, akciğer zarı ve periton kanseri yaptığı çok geç, ancak 1970′ de anlaşıldı; tüm önlemler o tarihten itibaren alındıysa da, asbestin neden olduğu kanserler 2020′ ye kadar devam edecektir. Örneğin, Japonya’ da atom bombası atılışından 7-10 yıl sonra kanserler artmaya başlamıştır.
Ulaştırma Bakanlığı, meskun mahallere ve özellikle de okul, hastane gibi kurumlara baz istasyonu kurulmasına izin vererek vatandaşlarımızı, önümüzdeki 10 yıl için kobay olarak kullanmakta ve ortaya vatandaşlarımızın hayatlarının konulduğu bir kumar oynamaktadır.
