kurşunkalem

Baz-ı Gerçekler -2

In Uncategorized on 13/04/2010 at 08:55

Bir araştırmada ise dalga limitlerinin cep telefonlarına uygulanması durumunda bazı sakıncaların ortadan kalkabileceği belirtiliyor. Ancak piyasadaki telefonların yüzde 70’i güvenlik riskleri düşünülmeden üretilmiş durumda. (26)

Baz istasyonları ile cep telefonlarını karşılaştırırken söylediğim gibi aşağıdaki çizelge de gösteriyor ki bir cep telefonunun yaydığı radyasyon, televizyon/radyo’dan fazla, mikrodalga fırından azdır. Ancak bu çizelgeye eklenecek bir yorum vardır ki o da diğer cihazlar bedenimizden uzaktayken, cep telefonu başımıza sıfır mesafede durmaktadır. Bu durum cep telefonlarındaki tehlikeyi diğerlerinden çok daha farklı bir noktaya getiriyor. (27)

Dünya Sağlık Örgütü cep telefonları için SAR (Spesific Absorbtion Rate – (Özgül Soğurma Olayı) değerini 0.1 Watt/kg. olarak öneriyor, oysa ülkemizdeki cep telefonlarının SAR değerinin 0.1 – 2.267 Watt/kg olarak değiştiğini söylüyor (36)

Cep telefonunun kullanıldığı frekanstaki elekromanyetik alanın P53 geninde hasara yol açtığı 1993 yılında ispatlandı. Aynı frekansta farelerde yapılan deneylerde elektronik alanın beyin lezyonlarına yol açtığı ABD’de ispatlandı. (37)

Cep telefonlarının yaygın görüldüğü Fransa’da son bir yılda beyin tümörü sayısında %31’lik artış görüldü. (38)

Özgül soğurma oranı (SAR, Spesific Absorbtion Rate) vücudun 1 kilogramının sıcaklığını 1 derece yükselten elektromanyetik enerji miktarıdır. Uluslararası Non-iyonizan Radyasyondan Koruma Komisyonu (ICNIRP, International Commission on Non-Ionizin Radiation Protection) SAR  4Watt/kg olarak kabul edilmiştir. Bu değerin onda biri meslekleri gereği eloktromanyetik alana sunuk(maruz) kalanlar için sınır olarak kabul edilmiştir (o.4 Watt/kg). Toplumun sunuk(maruz) kalabileceği sınır için mesleki sunuk kalma düzeyini beşte biri (0.08 Watt/kg) alınmıştır. SAR insan için ölçülmez. Ancak özellikle cep telefonları için önemli bir ölçüttür. Dünya Sağlık Örgütü cep telefonu SAR değerleri için toplum sunuk kalma düzeyine yakın bir değeri (0.1 Watt/kg) sınır alarak önermektedir. Bu değerin üzerindeki cep telefonlarının kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Ülkemizde satışa sunulan cep telefonlarının çoğu bu değeri aşmaktadır. (40)

Genel olarak Mikrodalgaların kanser ile ilişkisi üç şekilde mümkündür:

  • Mikrodalganın kendisinin kanseri oluşturması,
  • Kanser yapıcı maddelerin hücreye girişini kolaylaştırması veya
  • Mevcut kanserli ortamın yaygınlaşmasını hızlandırması.

Mikrodalga, DNA’yı onararak kanseri engelleyen melatonini azaltmakta ve dolayısıyla tümör, lenfoma (lenf bezi kanseri), ben kanseri, erbezi tümörü, çocukluk kanserleri meydana gelmektedir.

Mikrodalgaların göze zararları: Tavşanlar üzerinde yapılan araştırmalarda mikrodalgalar nedeniyle göz merceğinin bulanması (perde veya katarakt), göz saydam tabakasının (kornea) bulanması, renkli tabaka (iris) iltihabı, gözdibi (retina) harabiyeti meydana geldiği tespit edilmiştir.

Mikrodalgaların kulağa zararları: 20 mJ/cm³’ten daha düşük dozda darbeli mikrodalga enerjileri bile kulak çınlamasına ve işitme kaybına yol açmaktadır.

Mikrodalgaların cinsel yaşama etkileri: Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalarda erbezlerindeki hücrelerin ölmesi sonucu kısırlık, mutant yavruların doğması, dölütün dölyatağında ölmesi, adet bozuklukları, östrojen artışı nedeniyle gebeliğin tehlikeye girmesi, düşüklerin artması tespit edilmiştir. Mikrodalgaya maruz kalan fizik tedavi teknisyenlerinde yukarıdaki rahatsızlıklar tespit edilmiştir.

Mikrodalgaların bağışıklık sistemine zararları: Mikrodalgaların vücuttaki T8 lenfositlerini ve doğal öldürücü (natural killer) lenfositlerini azalttığı, antikorları azalttığı ve dolayısıyla bağışıklık sisteminin çöktüğü artık tıbbi bir gerçekliktir.

Mikrodalgaların kana zararları: Mikrodalgalar kan hücrelerini (alyuvar, akyuvar, pıhtı oluşturucu pulcuklar) azaltır, kanın kimyasını bozar, beyin ve kan için çok önem taşıyan bir enzim olan asetilkolin esterazı azaltır. Bu enzimin azalması ölüme yola açar.

Cep telefonun zararlarını maddelemek istersek şunları sıralayabiliriz.

Kısa vadeli zararları (24 saat) (22, 30, 41, 42)

  • Görüş alanında daralma,
  • Kalp rahatsızlıkları,
  • Kalp pilinin bozulma riski,
  • Hafıza zayıflaması,
  • Beyin tümörü riski,
  • Yoğun stres ve yorgunluk hissi,
  • Kalıcı işitme bozuklukları,
  • Yoğunlaşma ve dikkat bozulması,
  • Embriyo gelişiminin zarar görmesi,
  • Kulak çınlaması ve kulaklarda ısınma,
  • Kadınlarda düşük riskinin artması,
  • İşitmede geçici aksaklıklar oluşması,
  • Kan hücrelerinin bozulması,
  • Baş ağrısı ve sersemleme,
  • Bağışıklık sisteminin bozulması,
  • Yaşam kalitesinde düzensizlik
  • Uyku bozuklukları,
  • Sinirlilik,
  • Huysuzluk,
  • Bitkinlik

Uzun vadeli zararlarının (10 yıl)

  • Yüksek tansiyon,
  • Genetik yapının bozulması,
  • Sperm sayısının azalması,
  • Beyaz kan hücresi (lenfoma) kanseri,
  • Cilt kanseri,
  • Kan beyin bariyerinin zedelenmesi
  • Tükürük bezinde tümör oluşması,
  • Hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski.

Cep telefonuyla her gün birkaç saat görüşme yapanların tükürük bezi kanserine yakalanma riskinin hiç konuşmayanlara göre yüzde 50 arttığı belirtiliyor.

Kırsal alanda cep telefonu kullananların kenttekilere oranla kanser riskiyle daha fazla karşı karşıya olduğu ortaya koyuluyor.

Bunun nedeni ise kırsal alanda baz istasyonu sayısının daha az olması ve cep telefonlarının sinyal almak için daha fazla radyasyon yayıyor olmasıdır.

İsrail’deki Tel Aviv Üniversitesi’nden Dr. Siegal Sadetzki, tükürük bezlerinde iyi ya da kötü huylu tümör oluşan 500 kişi üzerinde yaptığı araştırmada, hastalara cep telefonu kullanma alışkanlıklarını, hangi sıklıklarda ve ne kadar süreyle konuştuklarını sordu. Bulgular sağlıklı 1300 kişinin alışkanlığıyla karşılaştırıldı.

Sonuçta cep telefonunu kulağına dayayarak günde bir kaç saat konuşma yapanların tükürük bezlerinde tümör oluşması riskinin yüzde 50 arttığı saptandı.(28)

ABD’nin Los Angeles Üniversitesi ile Danimarkalı Aarhus tarafından yapılan geniş kapsamlı araştırma sonuçlarına göre, hamilelik esnasında kullanılan cep telefonları doğacak olan çocukta davranış bozukluklarına yol açıyor. Yaklaşık 13 bin çocuk üzerinde yapılan araştırmada hamile bir kadının günde bir kaç kez cep telefonu eline alıp kullanması bile doğacak olacak çocuğun hiperaktivite, davranış bozuklukları, okul çağına geldiğinde duygusal karmaşa gibi bazı ruhsal hastalıklara yakalanma riskini taşıdığı ortaya çıktı. 7 yaş öncesi cep telefonu kullanan çocuklarda da bu yüzden çeşitli davranış bozuklukları meydana gelebiliyor.

90’lı yılların sonunda Danimarka’da yeni doğan 13 bin 159 çocukta yapılan araştırmada, davranış bozukluğu yaşayan bebeklerin annelerinin yüzde 54’ün hamilelik sırasında cep telefonu kullandığı ortaya çıktı. 7 yaş öncesi cep telefonu kullanan çocuklarda görülen davranış bozukluğu ise yüzde 80’e kadar yükseldi. Konuyla ilgili yapılan araştırmaların öncülerinden olan New York Mount Sinai Üniversitesi Profesörlerinden Sam Milham ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada elde edilen araştırma sonuçlarının doğruluğunu savunarak Kanada’da radyasyon verilen hamile farelerde yapılan benzeri bir deneyde benzer sonuçların ortaya çıktığını söylüyor. (18)

Bu arada, Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer 2006 yılında bir basın açıklamasında hamilelere cep telefonu taşımamaları tavsiyesinde bulundu. Açıklama sessiz sedasız, cep telefonu iletişimi üzerine kurulu medya reklamlarının arasında yayılmadan kaybolup gitti.(44)

Fransa’da Sağlık Bakanlığı, sağlığa zararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olmasa da ibaresini kullanarak cep telefonlarının özellikle çocuklar tarafından aşırı kullanımının, çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Bakanlık, cep telefonunun olumsuz etkilerine karşı “daha kırılgan” olduğu belirtilen küçük çocuklara yönelik tasarımların artmasının bu konudaki endişeleri artırdığı söylüyor. Özellikle çocukların ve gençlerin cep telefonu kullanımında aşırıya kaçmamaları istenmiştir.

Yorum bırakın

brukselden

yeni gelenler için bir rehber

sembolik

sunay demircan

köpekler ve insanları

köpeklere dair ne varsa bilmek isteyenlerin buluşma yeri

küçük evim'in güncesi

"Önce insan evini şekillendirir, sonra evi insanı"

hakan adanır

"biz incir ve ceviz gibi çiçeksiz meyve verenlerdeniz"

WordPress.com News

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.